Mayo Bikini 2021

İSTANBUL’UN ESKİ PLAJLARI

İstanbul‘da yaşayanlar veya gidenler sayısı sürekli olarak artan ve betonlaşan şehri gördükçe “nerede o eski İstanbul” demekten kendini alıkoyamıyor. Tabii ki artan nüfus ve hızlı yapılaşma neticesinde sıkıntılar var; ancak yeşil alanların eksikliği fazlasıyla hissediliyor. Şimdilerde bayram döneminde akın akın İstanbul‘u terk eden kalabalıkların ardından boş kalan şehirde kendimizce bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. 

istanbul’un eski plajlarına bakmaya ne dersiniz,

Cumhuriyet’in ilk yılları ile birlikte plajlar hayatımıza girmeye başlamış. Aşağıda İstanbul’un ilk plajı olan Florya Plajı.

İstanbul’un pek çok semtinde plajlar açılmaya başlanmış. Henüz mayo ile denize girip dinlenme ve eğlenme kültürü yeni yeni yaygınlaşmaya başlarken halkın hemen sevdiği bir yer haline gelmiş. 1935’te Atatürk için İstanbul Belediyesi tarafından yaptırılan Florya Cumhurbaşkanlığı Köşkü sayesinde modern bir sahil beldesine dönüşen Florya plajı en popüler İstanbul mekanlarından birisi haline gelmiş. Öyle ki bazı kaynaklara göre 1948 yılında Temmuz ayında sadece Sirkeci – Florya tren hattında 123 bin bilet kesilmiş.

Ataköy Baruthane Plajı

Florya plajları dolup taşmaya başlayınca halk için yeni bir plaj açılması kararı verilmiş. Listedeki en sonradan açılan plajlardan olan Ataköy Plajı’nda 250 metre uzunluğundaki alanlar, 1000’den fazla kilitli dolap ve 400’den fazla da kabin mevcutmuş. Bu arada Tarık Akan‘ın zamanında burada cankurtaran olarak çalıştığını da ekleyelim. Yani anlayacağınız Amerika’nın o meşhur Sahil Güvenlik dizisini bizim yakışıklı aktörümüz çoook önceden çekmiş 🙂

Bugün bu alanda yüksek katlı binalar mevcut.

Moda Plajı

Kadıköy Moda’da bulunan bu plaj da halkın Anadolu Yakası’nda sıklıkla ziyaret ettiği bölgelerden birisi olmuş.

Suadiye Plajı

Günümüzde de oldukça değerli bir semt olan Suadiye, plaj ile birlikte gazinolar, lokantalar ve caz dinletileriyle ünlü bir yermiş. Plaja ulaşım tren, tramvay ya da otobüs ile mümkündü ve kalabalık sürekli artarmış. Plaja giden her yolun etrafında ağaçlar bulunurmuş. Bu plaj ile ilgili de önemli bir anektod var. 

Plajın sahibi Mustafa Güler’dir. Sahilde bulunan kayaları parçalatmış ve plaj haline getirmiş, sonra da halka ve ticarete açmıştır. Mustafa Güler aynı zamanda Manş Denizi’ni geçen ilk Türk(1954) Murat Güler’in de babasıdır. Murat Güler babasından sonra plajı devralsa da devam edememiş ve şimdilerde sahil yolu geçen arazide otel bulunmaktadır.

Büyükdere Plajı

Aynı zamanda gazinosu ile de meşhur olan bu plaj tam bir eğlence ve dinlenme mekanıymış. 1926 yılında Rasim Kayra tarafından kurulmuş. Hamam usülünde erkek ve kadın ayrı iken Atatürk’ün emriyle haremlik selamlık kaldırılmıştır. Plajın sembolü ise üç kademeli atlama kulesi olmuştur.

Burası da Maltepe Süreyya Plajı. Görüntü tam kartpostallık değil mi?

1939 yılınan dayanan hikayesi ile Kadıköy’e yaptığı hizmetlerle tanınan Süreyya Paşa’ya Kartal Kaymakamı ve Maltepe Reisi ricada bulunur. Deniz kenarındaki bölgeye bostanlık değil plaj kurulması istenir. Süreyya Paşa hem zengin hem de girişken bir insanmış. İnşaatı 7 yıl süren plaj 1946’da açılır. Karaköy’den motorla, Kadıköy’den de otobüs seferleri ile ulaşım yolları açılır. Simgesi de “Bakireler Mabedi” imiş.

Bu plaj, döneminde İstanbul’un en uzak semtlerinden olan ve arazisi para etmeyen Maltepe’yi hareketlendirmiş ve büyümesine katkıda bulunmuştur.

Salacak Plajı

Üsküdar‘daki tek plaj Salacak Plajı’ymış. Aile Gazinosu’nun altında ve Kız Kulesi’nin karşısında olan bu plaja 80 basamaklık bir merdivenle inilirmiş. Her Haziran açılan plaj Eylül ayında kapanırmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir